Teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Aralık 2017 Cumartesi

Bitcoin'in düşüş trendi hakkında

Merhaba arkadaşlar, malumunuz Bitcoin yaklaşık 3 gündür bir düşüş trendinde. Aşağıdaki tabloya dikkat ederseniz 20.000$ barajını yıktıktan sonra tabiki bir düzeltme yapacağını beklediğimiz Bitcoin biraz fazla abartmış gibi görünüyor. Bu durum sanki Mt.Gox ve Silk Road olaylarını andırmaya başladı. Fakat merak etmeyin bence öyle bir durum söz konusu değil bukadar çok endüstrileşen bir sektör bukadar kolay pes eder diye düşünmüyorum. Analistlerin raporlarına ve tahminlerine göre hedeflerinize devam etmenize bakmanızı tavsiye ederim çünkü çok az yanıldılar. Trace Mayer Şubat 2018 de Bitcoin 25.000$ üstüne çıkacak demişti. Sanırım Bitcoin biraz hızlı gitmeye çalıştı ve yolda takılıp düştü zaten bu tür durumlar artık çok sık olmaya başlıyor. Bir önceki yazımda günlük +2000$ üzeri artışlarda take profit yapmanızı önermiştim. Aynı şeyi hala önermekteyim.
BTC ye baktığımızda -%17.06 lık bir değer kaybı yaşamış bu gayet normal olarak görülebilecek bir kayıp 3 gündür kaybedilen değer yaklaşık olarak 7.000$ civarı olmuş tabiki kulağa pek hoş gelmiyor ama böyle düzeltmeler olması gerekiyor sert çıkışlar öncesinde bunlar olmazsa bir sorun var demektir. Artan madencilik masraflarıyla zaten fiyatın artması gerekiyor yok Bitcoin çok daha kötü durumlara gelebilir. Artık 1 Bitcoin kazabilmek için harcanan elektrik masrafı ve SHA-256 algoritması çözümleme araçları daha pahalı durumda.
Şuan en verimli çalışan SHA-256 algoritması çözümleme cihazı yani Bitcoin Miner ve Bitcoin Cash Miner cihazımız Antminer S9 ve 13.5Th/s gücünde kazım yapıyor yaklaşık Ağustos ayında bu cihaz 1250$ civarındaydı biraz zamlanarak 1550$ civarlarına gelmişti fakat 20.000$ den sonra güncel fiyatı 2725$ fiyatında. İsterseniz Bitmain.com sitesinden kontrol edebilirsiniz ve artan zorluk seviyesi ile artık bu cihaz daha az kazım yapıyor Ağustos ayında göre değerlendirildiğinde. Demek istediğim artık 1 Bitcoin üretmek için alabileceğiniz donanımın fiyatı artmışken 1 Bitcoin kazma süreside uzamış durumda yani buda ek masraflar getirmekte. Eğer Bitcoin fiyatı 10.000$ seviyesinin altına doğru gerilerde ben pek bir madenci kalacağını sanmıyorum. Buda zaten kripto paraların sonu anlamına gelmektedir.
1 günde -3200$ civarında düşüş daha önce hiç yaşanmadı yani ben görmedim şahsen 2017 yılından bahsetmek gerekirse fakat bu yüzdelikte düşüşlere şahit oldum tamam belki 1 gün içinde olmadım ama 2-3 günde bukadar değer kaybettiğini gördüm. Yani terdirgin olmak için bence Bitcoin fiyatının kendi üretim fiyatının altına düşmesi gerektiğini düşünmekteyim işte ozaman olaylar daha farklı bir yere gidiyor olabilir tabiki herzaman temkinli olmakta fayda var. Bitcoin fiyatlarındaki düşüş madencileri çok etkileyeceğin kazdıkları gelirde düşecektir. Yani bulut madenciliği kullanıyorsanız Bitcoin 20.000$ civarındayken sizden kesilen elektirik masrafı 0.002 BTC iken şuan 0.003 BTC ye yükselmiş olabilir çünkü bu düşüş ile birlikte masraflarınızın ödenmesi için elektirik kesintisi yapılırken BTC miktarınızdan düşecektir. Zaten artan zorluk ile birlikte azalan kazım miktarınız BTC fiyatlarındaki düşüşle birlikte sizden daha fazla BTC kesilmesine yol açacak ve zarar+zarar ilişkisi ortaya çıkacaktır.
Umarım kısa zamanda Bitcoin kaldığı yerden devam eder ve yükseliş trendine geçiş yapar. Yoksa kripto para dünyasında olabilecek şeyleri şimdiden kestirmek çok zor olacaktır. Birde arkasında Bitcoin Cash gibi bir tehdit varken Bitcoin'in bu şekilde düşüş yaşayarak değer kaybetmesi aslında yaması gereken en son şeylerden biriydi. Kısaca elinizdeki Bitcoinleri ucuzdan satmayın bekleyin derim çünkü bekleyen hep kazandı.
Grafiğin sonuna dikkat ederseniz madenciler yavaş yavaş BCH ye doğru tüymeye başlamışlar çünkü onlar için önemli olan tabiki kazanç hangisi daha kârlı ise onu kazacaklar. Direkt olarak sonuca bağlarsak bu hashrate yükselmedikçe blockchaindeki onaysız işlem sayısı katlanarak artacak bu sebepten ötürüde block chain ağı sıkışacaktır. Sıkışmanın bir diğer sebebide bildiğiniz gibi düşük fee ödeyen transferciler. Yani Bitcoin şuan combo yiyerekten çok kötü bir hal almış durumda.

Devamını Oku

Litecoin madenciliği nasıl yapılır?

Litecoin 2011 yılı Ekim aylarında ortaya çıkartılmış Bitcoin alternatifi olarak, kullanım amaçlı üretilmiş bir kripto paradır. İlk başlarda yapımcıları ve geliştiricileri gizli tutulsada, sonrasında Charlie Lee tarafından projenin hayata geçirildiği öğrenilmiştir. Aynı yıl hızlı bir yükselişe geçmiş fakat olumsuz haberlerden ve diğer etkenlerden dolayı Bitcoin'in büyük çöküşü ile beraber Litecoin de nasibini uzun süre almıştır. Fakat 2017 yılı ile birlikte yaklaşık 10 ay içinde %1500 kadar değer kazanarak yatırımcılarına çok güzel kazançlar sağlamıştır. Scrypt algoritmasını kullanarak yaratılmış olan Litecoin günümüzde en verimli olarak ASIC minerler ile üretilmektedir. Toplamda 53,449,332 LTC dolanımda iken maksimum üretim adeti 84,000,000 LTC ile sınırlıdır. Son zamanlarda Çin'in ICO ları yasaklaması ile birlikte gelişen olaylar serüveninde fiyatı 34$ düzeyine inmiş fakat 30 gün gibi bir sürede tekrar 68$ civarına gelmiştir. Madencilik aslında kazan ve sat değil yatırım yapıldığında değerlidir.
Örneğin 30 LTC niz var ve siz satın almış olduğunuz ASIC miner'ı bu kazmış olduğunuz LTC ler ile ödüyorsunuz. Başka bir seçeneğiniz yok ise, tabiki ödemek zorundasınız fakat üretim masraflarını ve sermayeyi biran önce karşılamayı ve elinize nakit olarak geçirmek gibi bir niyetiniz yoksa kazdığınız coinleri kesinlike satmanızı önermiyorum. Çünkü her al/sat yapışınızda coin miktarınız düşecek ve ettiğiniz kâr bir önceki coin sayınıza oranla azalacaktır.

1- Nasıl Madencilik Yapabilirim?

Madencilik yapabilmeniz için yukarıda belirttiğim gibi bir veya birden fazla ASIC miner'a ihtiyacınız var. Tabiki bu cihazları üreten şirketler bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az, hatta ve hatta bu şirketlerde sınırlı sayıda cihaz üretmektedirler. Yani yeni bir seri çıktığında demode olana kadar şirketler aslında kendileri kullanıyor daha sonrasında cihazların sahip oldukları kazım gücü ile birlikte zorluk seviyesi artınca piyasaya sürüyorlar diye düşünüyorum. Çünkü düşünün Antminer D3 piyasaya daha çıkmadan 21 adet DASH kazabiliyordu fakat şuan 1 adet DASH kazmakta zorluk seviyesi inanılmaz derecede yükseldi ve bu yüzden madencilik zorlaştı. Zaten bu şirketler cihazları 3 parti olarak satıyor ve anında alamıyorsunuz Eylül ayında size teslim edilecek olan cihazın ön-siparişi Temmuz ayında oluyor, yani parasını ödeyip cihaz gelsin diye bekliyorsunuz. Antminer D3 ler için Eylül ayında ilk ellerine geçirenler aylık 2000$-1800$ arasında getiri elde ettiler ama şuanki durum 180$ civarlarına kadar düştü ve düşünün ellerine daha Aralık sonunda cihaz ulaşacak kişiler var yani ROI açısından imkansıza girdiler diyebiliriz. DASH örneğini vermemin sebebi yakından ilgilenmiş ve kısa sürede bu oyunu farketmiş olmam. Aslında Antminer L3+ içinde durum farklı değil, fakat algortima biraz farklı olduğundan zaman zaman zorluk artışları fazla olsada azalmalarda olmakta.

2- Peki Nedir Bu Zorluk?

Zorluk seviyesi sizin kazım gücünüze oranla kazım yaptığınız havuzların genelindeki kazım gücü artması ile birlikte yoğun talebe karşı LTC kazabilme oranının düşmesidir diyebiliriz. Yani 10 madenci Antminer L3+ ile 505Mh/s ile kazım yaparken günde 10 LTC kazabiliyor dersek madenci sayısı 20 ye çıktığı zaman günde 5 LTC kazacaklardır gibi bir örnekleme yapabiliriz. Fakat işin içinde liner bir orantı yok bunun sebebi ise ASIC minerlar. Zorluk bu yüzden logaritmik olarak artış gösteriyor. Eline 505Mh/s Antminer L3+ ilk partide gelen bir insan günde 3 LTC kazarken 3-4 ay sonra günde 0.3 LTC kazmaya başlayabilir. Aşağıdaki tablodan zorluktaki değişimleri görebilirsiniz. Yani talep artarsa zorluk artar azalırsa azalır gibi bir mantık üretebilirsiniz.

3- Hangi ASIC miner'ı kullanmalıyım?

BITMAIN ANTMINER L3+
INNOSILICON A4+ LITECOIN MASTER
BW-L21 LITECOIN MINER

Devamını Oku

29 Temmuz 2017 Cumartesi

SIBIRYA VE ALASKA'DA BUZULLAR ERIYOR; INSANLIĞIN HIÇ TANIMADIĞI VIRÜS TÜRLERI ORTAYA ÇIKABILIR!

 
Bilim dünyası bugünlerde küresel iklim değişikliğinin daha önce hesaplanmayan, insanlığı kısa sürede yok edebilecek bir riskini tartışıyor. Çünkü küresel ısınmanın etkisiyle Sibirya ve Alaska’da on binlerce yıldır buz altında kalan topraklar açığa çıkmaya başladı. Bu topraklarda ‘kış uykusunda’ bulunan ve insanlığın hiç tanımadığı virüsler sağlığımızı tehdit ediyor. Hürriyet gazetesi'nden Umut Duygu'nun haberine göre Amerikan Ulusal Uzay ve Havacılık Dairesi NASA, Alaska’da 32 bin yıl önce donan bir bakteriyi hayata döndürdü. Geçen ağustosta Sibirya’da 12 yaşında bir çocuk eşi görülmemiş bir şarbon hastalığı yüzünden hayatını kaybedince ‘teorik tehdit’ ete kemiğe büründü. Bu konuyu çözmeye çalışanlar arasında Türk bilim insanları da var. Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsünden Prof. Berat Haznedaroğlu bu alanda çalışan isimlerden biri. Haznedaroğlu, “Ortaya bir bakteri ya da virüs çıkabilir ancak bunun insanları ya da hayvanları ne kadar etkileyeceğine cevap vermek çok zor” diyor. Nasıl ilaç bulunacak? Almanya’daki Max Planck Deniz Mikrobiyolojisi Enstitüsü’nde çalışan araştırmacı Burak Avcı da virüslerin kış uykusundan uyanabileceği uyarısında bulunuyor: “Buzulların alt tabakalarında meydana gelen erime uzun süredir ‘kış uykusunda’ bekleyen mikroorganizmaların yeniden aktif hale gelmesine neden olabileceği için halk sağlığını tehdit edecek sonuçlar doğurabilir. ‘Kış uykusu’ diyebileceğimiz bu durum, mikroorganizmaların çok uzun süre, varlığını sürdürmesine olanak sağlıyor.”


Yeni antibiyotiklere itiyaç var

Avcı, başka bir riski daha vurguluyor:
“Dünya Sağlık Örgütü, şubat ayında yaptığı açıklamada, bazı bakterilerin antibiyotiklere dirençli hale geldiğini ve acilen yeni antibiyotiklere ihtiyaç olduğunu vurguladı. Halihazırda insan sağlığını tehdit eden bakterilere karşı koyabilecek antibiyotiğimiz yokken, küresel iklim değişikliğiyle tekrar canlanabilecek ‘eski’ bakterilerle nasıl başa çıkacağımız tam bir muamma.”

"İnsanlık hazır değil"

Prof. Berat Haznedaroğlu’na göre asıl risk günümüz insanının bu hastalıklara hazır olup olmadığı:
“Erken zamanlarda ortaya çıkan ve insanları enfekte eden bir virüs günümüze kadar bir evrim sürecinden geçiyor. Bu süre zarfında insan da bir evrim sürecinden geçiyor. Eski insan bu bakterilerle etkileşim sonucu bir bağışıklık kazanmış olabilir fakat şu anda biz kendi evrim sürecimizden sonra bu hastalıklara maruz kalmadığımız için bu bağışıklığı kaybetmiş olabiliriz. Bu bakteri ve virüsler ortaya çıkarsa modern insana hakikaten zarar verme ihtimalleri var.” 


Peki böyle bir salgın durumunda Türkiye ne kadar güvende olur?

Haznedaroğlu, salgınların günümüzde çok daha hızlı yayılabileceğini söylüyor:
“Türkiye’de yılın her mevsimi donmuş halde bulunan toprak yok. Fakat bu risk yok demek değil. Hatırlayın, kısa bir süre önce kuş gribi, domuz gribi gibi vakalar ansızın ortaya çıktı. İnsanların hızla hareket ediyor olması riski Türkiye dahil herkes için geçerli kılıyor. Yani o bölgeden birinin turist olarak ülkemize gelmesi tüm hesapları değiştirebilir. Yine de bu riski ölçmek zor.” Haznedaroğlu, bu riskle mücadele için Paris İklim Antlaşması gibi yaptırımların önemini vurguluyor.

Devamını Oku

27 Temmuz 2017 Perşembe

Sitede Kaç Kişi Var PHP

php
php


İlk olarak sql içe aktar

Kod:
CREATE TABLE `online` (
  `id` bigint(20) NOT NULL AUTO_INCREMENT,
  `timestamp` int(15) NOT NULL DEFAULT '0',
  `ip` varchar(40) COLLATE latin1_general_ci NOT NULL DEFAULT '',
  `file` varchar(100) COLLATE latin1_general_ci NOT NULL DEFAULT '',
  PRIMARY KEY (`id`),
  KEY `ip` (`ip`),
  KEY `file` (`file`),
  KEY `timestamp` (`timestamp`)
) ENGINE=MyISAM  DEFAULT CHARSET=latin1 COLLATE=latin1_general_ci AUTO_INCREMENT=3 ;
Ardından baglanti.php adında bir config dosyası oluştur içerisine MySQL bilgilerini yaz kaydet.

<? $db_host = "localhost"; $db_user = ""; $db_pass = ""; $db_name = "";
$connect = @mysql_connect($db_host,$db_user,$db_pass);
$db = mysql_select_db($db_name,$connect); if (!$connect) { echo ("noconnection"); exit(); } ?>

online.php adında bir php dosyası oluştur ve içerisine şunları yaz

<?php include('baglanti.php');
//Fetch Time $timestamp = time(); $timeout = $timestamp - 180;
//Insert User $insert = mysql_query("INSERT INTO online (timestamp, ip, file) VALUES('$timestamp','".$_SERVER['REMOTE_ADDR']."','".$_SERVER[PHP_SELF].'?'.$_SERVER[QUERY_STRING]."')") or die("Error in who's online insert query!"); //Delete Users $delete = mysql_query("DELETE FROM online WHERE timestamp<$timeout") or die("Error in who's online delete query!"); //Fetch Users Online $result = mysql_query("SELECT DISTINCT ip FROM online") or die("Error in who's online result query!"); $users = mysql_num_rows($result);
//Show Who's Online if($users == 1) { print("Online $users\n"); } else { print("Online $users\n"); } ?>

Son olarak hepsini ftp ana dizine at ve bu kodu online userlerin gösterileceği yere yaz (Genel olarak sitenin Footer bölümüne yazılır.)

<span>Online Uye Sayimiz: <b><?php include('online.php');?></b></span>
Devamını Oku

.XYZ DOMAIN NEDIR ?

image
Piyasaya çıkmasıyla çok Sayıda kayıt edilen .xyz uzantılı domain hakkında bilgi vereceğiz. öncelikle .xyz uzantılı domain hakkındaki en büyük yanılgı; bu domainin +18 siteler için kullanıldığıdır. Bu Söylem tamamen yanlıştır, bu söylemin çıkış noktası bazı forum sitelerinde *ex kelimesi için xyz kullanılmasıdır.
Geçtiğimiz Günler’de Google tüm faaliyetlerini Alphabet (Alfabe) adı verilen çatı şirket altında topladı ve bu şirket için abc.xyz alan adını kullandı.
Google gibi bir şirketin bu uzantıyı kullanması uzantının prestijini artırmasının yanında umarım .xyz uzantısının .xxx ile aynı manaya geldiği düşüncesinide kafalardan siler.
image
image
Google Alphabet nedir? Yeni alan adı neden abc.xyz?
İnternet devi Google, tarihinin en büyük yapılanmasına giderek, tüm faaliyetlerini Alphabet (Alfabe) adı verilen çatı şirket altında topladı. Ancak Alphabet’in alan adı, neden alphabet.com değil de abc.xyz ? Bunun cevabını 2 şekilde vermek mümkün.
Birincisi, www.alphabet.com alan adı Alman otomotiv devi BMW’ye ait. 1995 yılında alan adı alınan bu site, BMW’nin 1997 yılında kurduğu finansal hizmetler şirketi Alphabet International GmbH’nin internetteki yüzü
Google’ın bu alan adını almak için BMW ile görüşüp görüşmediği bilinmez ama sitenin özellikle bugün internet trafik rekoru da kırdığı kesin!
Google’ın yeni adresini merak eden internet kullanıcılarının, ilk girmeye çalıştığı internet adresi olan alphabet.com’un açılmamasından sunucu kapasitesini bugün çoktan aştığı anlaşılıyor.
Google’ın alphabet.com yerine abc.xyz adını seçmesinin ikinci nedeni ise Google’ın yeni yapılanmayla odaklanmak istediği yeni stratejide gizli. abc.xyz alan adı da 20 Mart 2014 tarihinde tescil edilmiş. Diğer bir değişle Google bu isme yakaşık 1 yıl önce karar vermiş.
6 harflik alan adı, 26 teknolojiyi kapsıyor
image
Google’ın Alphabet’i duyurduğu 10 Ağustos 2015’te güncellemeye gidilen sitenin alan adının kaydının bitiş tarihi 20 Mart 2025’e kadar uzatılmış. Google’ın bu alan adını seçmesindeki en belirleyici faktör ise abc.xyz’nin adından da anlaşılacağı gibi A’dan Z’ye Google’ın tüm teknoloji ve ürünlerini kapsaması.
İngilizce’deki 26 harfle sembolize edilen bu teknolojiler arasında bulunan Android’ten Boston Dynamics’e, Calico’dan (Google) Earth’e, (Google) Fiber’den (Google) Glass’a, Hangouts’tan Nest’e, Project Loon’dan Vehicles‘a (Autonomous Vehicle, Sürücüsüz Araç), YouTube’dan Gmail’e ve Chrome‘a kadar onlarca Google ürün ve hizmeti Alphabet çatısı altına kendine uygun bir harfle girmiş oldu.
Üst seviye alan adı olan (TLD) “.xyz”nin geçen yıldan bu yana kullanıcılara açık olduğunu ve 2014 yılında 750 bine yakın .xyz uzantılı alan adı alındığını da belirtelim.
Devamını Oku

23 Temmuz 2017 Pazar

Roket Yakıtı Nasıl Yapılır

Öncelikle bu deneye başlamadan önce üzerinize eski kıyafetlerinizi yada önlük vb. şeyleri giymeyi eldiven takmayı unutmayın yoksa üstünüz kirlenebilir yada eliniz zarar görebilir. Bu deneyde sizlere katı roket yakıtının nasıl yapıldığını göstereceğiz. Umarım eğlenceli ve bilgilendirici bir deney olur. Benim videoda kullandığım malzemeler aşağıda ki gibidir. Bu malzemeler ile nerede ise 1 kavanoz katı roket yakıtı elde ettim. Bunun saklaması oldukça tehlikelidir. Bu yüzden size ne kadar yakıt gerekli ise malzemeleri o oranda kullanınız. Başlangıç olarak benim kullandığım malzemelerin 4 te 1’i ile başlayın. İlk yakıtınızı yapın. Biraz tecrübe kazandıktan sonra daha fazla yakıt yapmayı deneyiniz. Ben yakıtımı basit bir uç kutusuna yerleştirdim. Sizler yakıtınızı, geliştirdiğiniz fobi roketlerinize entegre edebilirsiniz.
roket yakıtı
Bu konu ile ilgili internette çok fazla kaynak bulabilirsiniz onlarıda inceleyebilirsiniz. Youtube’de katı yoket yapımı ile iligli çok fazla video bulunmaktadır. Onlarıda izleyebilirsiniz. Ayrıca nasıl roket yapılır, roket aerodinamiği ile ilgili videolar görebilirsiniz.
Kullandığım malzemeler:
  • 400 g  Potasyum nitrat (KNO3) bu bir gübredir internetten yada ziraat malzemeleri satan yerlerde bulabilirsiniz.
  • 400 ml su.
  • 200 g toz şeker.
  • 80 g mısır glikozu buda şerbet gibi bir şey gıda malzemeleri satan toptancılarda bulmak mümkündür çok yoğun ve yapışkan bir maddedir. Kullanırken dikkatli olun bir yeri kirletmeyin. Çıkartması zahmetli olabilir.
Karışımı hazırlarken derin ve geniş bir tencere kullanmanız sizin için iyi olur ayrıca kullanılan tencerede kalıcı iz bırakmaz rahatlıkla bulaşık makinesinde yıkayabilirsiniz. Teflon tava benzeri tencerelerde yapmanızı önermem! Bu maddenin az miktarında bile çok fazla duman oluşuyor o yüzden kapalı alanlarda kesinlikle denemeyin, açığa çıkan gaz zehirleyici olabilir toplum içinde denemeyin. Unutmayın hiç bir şey sizin sağlığınızdan önemli olamaz. Püf noktası ise karışımın bu renkte olmasıdır. Daha fazla koyulaşırsa özelliğini kaybeder.

Devamını Oku

21 Temmuz 2017 Cuma

LG'nin Havaalanları İçin Tasarladığı İlginç Robotlar

Uluslararası elektronik devi LG, bu yıl Güney Kore’de yapılacak kış olimpiyatları için hazırlıklarını sürdürüyor. Firma, havaalanlarında kullanılmak üzere bir temizlikçi bir de rehber robot geliştirdi.
Seul’deki Incheon Uluslarası Havaalanı, bu kış Güney Kore’de düzenlenecek olimpiyatlar sırasında en işlek bölgelerden biri olacak. Olimpiyatların ana sponsorlarından olan LG ise daha önce tasarladığı prototipleri fırsattan istifade dünyaya tanıtma girişiminde. Bunlardan ikisi ise söz konusu havaalanında görev yapacak Airport Guide ve Airport Cleaning robotları.

Robotlar ilk olarak bu yılın başında CES fuarında görülmüşlerdi. Guide adındaki robot size havaalanı içinde rehberlik edecek ve uçaklarınıza kadar götürüp uçuşlar hakkında bilgiler verebilecek. Üstelik tüm bunları Korece, İngilizce, Çince ve Japonca dillerini destekleyerek gerçekleştirecek. Ancak uzmanlar, olimpiyatlar sırasında epey karmaşık bir hal alacak havaalanında bu robotların, yolcuların uçak kaçırmasına sebep olabileceği görüşündeler. Çünkü Airport Guide robotu sabit yürüyüş hızında hareket ediyor.
Airport Cleaning robotu ise tam anlamıyla bir tank gibi, çünkü tek işi havaalanını tamamen temizlemek olacak. LG’ye göre robot, “En sık temizlenmesi gereken alanları tespit ediyor, bu yerleri veri tabanında saklıyor ve bölgeler arasındaki et etkili güzergahları hesaplayabiliyor.”
Bir basın bülteninde LG, söz konusu iki robota benzer teknolojilerin yaygınlaşması için olimpiyatların önemli bir etkisi olduğunu belirtiyor. Yeni robotların nasıl çalıştıklarını görmek istiyorsanız, aşağıdaki videoyu 1:50’den itibaren izleyebilirsiniz:
Devamını Oku