18 Ağustos 2017 Cuma

Hem Serinleyin, Hem de Enerji Tasarrufu Yapın




Eğer bu sıcak havalarda vantilatör ile serinlemeye çalışıyorsanız baştan söyleyeyim: Boşuna uğraşıyorsunuz. Sıcak havayı bir noktadan diğerine taşımak, serinlemenizi sağlamıyor ve vantilatörler de tam olarak bu şekilde çalışıyor. Gelin gerçekçi olalım: Hava sıcaklığının zaman zaman 40 dereceyi aştığı bu aylarda, serinlemek için klima dışında bir seçeneğiniz yok. Ancak klima satın almak o kadar
Devamını Oku

2 Ağustos 2017 Çarşamba

ONUR MUHAFIZLARI

Anıtkabir’de 2 saatlik nöbetleri süresince hareket etmeyen, ve nöbet değişimlerinin büyük ilgi gördüğü “onur muhafızları”, en kısası 1,80 metre olan, özel olarak seçilen askerler, KKK,HKK ve DKK’de aktif görev yapan askerlerden seçiliyor. Seçimleri sırasında, görünen yerlerinde yara, dövme gibi unsurların olmaması dikkat ediliyor. 
Çeşitli ilaç aldıkları iddiasını Anıtkabir Komutanlığı yalanlıyor ve askerlerin dediklerine göre:
“Ata’mıza olan saygı ve sevgi, görev bilinci ve iyi eğitimin sonucunda 2 saat boyunca hareketsiz kalabiliyoruz” açıklaması onların sırrı. 
Bazı ziyaretçiler şaşırıp onların heykel olup olmadığını kontrol etmek için silahlarını almaya çalışıyor böyle durumlarda yanlarında bulunan sivil askerler ziyaretçiyi uyarıyor.
İki nöbetçi Aslanlı Yol’un başında, ikisi bayrak direğinin bulunduğu alanda ve kalanları ise mozole binasının girişinde, toplamda 6 farklı noktada saygı nöbeti tutuluyor. Özel günlerde ise yapılacak törenin özelliğine göre sayı artıp çeşitlenebiliyor.
Eğitimleri sırasında öncelikle sağlık kontrolleri ardından dayanıklılık ve yürüyüş gibi saygı nöbeti için özel eğitimlerden geçiyorlar. 
Nöbet günü geldiğinde sorumlu subay:
“Birazdan önemli bir törene çıkacağız. Kendisini kötü hisseden, nöbeti tutamayacak olan var mı?” diye soruyor. Son kontrollerin ardından öncelikle Aslanlı Yol’a ardından tören yürüyüşüyle görev yerlerine ilerliyor.
2 saatlik nöbetin ardından çeşitli aktivitelerde bulunabiliyorlar.

Devamını Oku

1 Ağustos 2017 Salı

Tarihi değiştirecek iddia!



ENVER Paşa’nın torunu Osman Mayatepek, "En acıklı olan nokta ise temcit pilavı gibi pişirilip sürekli karşımıza çıkarılan ’90 bin askerimiz donarak öldü’ yalanıdır. Sarıkamış tamamen bir Vatan müdafaasıdır ve kaçınılmazdır" dedi.

"MAGAZİNSEL HAVA İÇİNDE TARİH ÇARPITILDI"

"Sarıkamış şehitlerini anmak için yapılan tören Türk milletinin kahramanları için yapabildiği fedakarlıkların canlı bir örneğidir" diyen Mayatepek, "10 bin kişi eksi 9 derecede, Sarıkamış Şehitliği’ne yürüyüp saygı duruşunda bulunup, şehitlerimiz için dua etmiştir. Devlet ciddiyetiyle de fevkalade uyum gösteren bu yürüyüşe Gençlik ve Spor Bakanı, Kuvvet Komutanları, Kars Valisi ve milletvekillerinin de katılması herhalde Mehmet Akif Ersoy’ un duasını bir kere daha gönüllere bahş etmiştir. Bundan evvel yapılan benzer bazı törenler, ister istemez amaç ’Şahsi reklam mı, Sarıkamış sırf araç mı?’ diye düşündürmüştür. Bir magazinsel hava içinde tarihin çarpıtılıp, gazete sayfalarını süsleme çabaları, kanaatimce şehitlerin saygısına hakarettir. En acıklı olan nokta ise temcit pilavı gibi pişirilip sürekli karşımıza çıkarılan ’90 bin askerimiz donarak öldü’ yalanıdır. Bunun mimarı ise kendi beceriksizliğini örtmek için 9. Kolordu Kurmay Başkanı Şerif Bey’in 1922 senesinde yayınladığı ve tamamen bir uydurma olan hatıratıdır" dedi.

"SARIKAMIŞ TAMAMEN BİR ’VATAN MÜDAFAASIDIR’ VE KAÇINILMAZDIR"

Mayatepek şöyle devam etti: "Özet olarak, Harbiye Nazırı Enver Paşa ve Erkanı Harbiye Başkanı General Bronsart Schellendorf tarafından, Noel dönemine rastlayacak ve Rusları sürpriz bir karşı hücum ile mağlup etmeye yönelik bir teşebbüstür. Maalesef basının bir bölümü bile, genel olarak, ciddi araştırmalar yapmadan veya ’magazin’ havasında bazı şahıslar gibi tarihi çarpıtıp gazete sayfalarını süsleme çabası içindedir. 98 sene geçmiş olmasına rağmen Sarıkamış hala gerektiği gibi değerlendirilmemiştir. Bilhassa 1920’den itibaren siyasi çekişme malzemesi olmuştur. Amaç nettir: Rus orduları Batı cephesinde Almanlar ile harp içindedir. Bizim cephede ise çok az sayıda (100 bin civarı) asker kalmıştır. Rus ordusunun bir kısmı Sarıkamış civarındadır ve yanlış cephelenmiştir.

"KAZANAN TARAF KAÇIYOR"

İlk Rus saldırıları Kasım’da (1914) Köprüköy ve Azap Muhabereleriyle başlamıştır. Burada 3. Ordu komutanı Hasan İzzet Paşa büyük bir hata yapıyor ve Rusları yenmesine rağmen takip edip son darbeyi vurmak yerine, orduyu 15 km geriye çekiyor. Yani savaşı kazanan taraf kaçan düşmanı kovalayamıyor, geri çekiliyor. Hatta Rusları takip etse Sarıkamış’a ihtiyaç olmazdı. Ruslar Erzurum’a gelmişler, sen onlarla Köprüköy ve Azap’ da savaşıp yenmişsin ve Sarıkamış’a çekilmeye zorlamışsın ama taarruz edip tamamen mağlup etmek yerine geri çekiliyorsun."

ENVER PAŞA’NIN EMİRLERİNİ YERİNE GETİRSEYDİ SARIKAMIŞ ZAFERLE BİTERDİ 

"Enver Paşa’nın emirleri yerine getirilseydi Sarıkamış zaferle biterdi" diyen Mayatepek, "Bir de hep iklim şartlarından bahsetmeye bayılırlar. Hava soğuktu falan. Bu bir savaş ve nerede, ne zaman ve hangi şartlar altında gerekiyorsa savaşacaksın. Şayet komutanlar Enver Paşa’nın emirlerini yerine getirseydi Sarıkamış zafer ile biterdi" diye vurguladı.

"BU HATA SARIKAMIŞ FELAKETİNE SEBEP OLAN EN BÜYÜK NEDENDİR"

Mayatepek şöyle devam etti; "1- 9 Kolordu Rus cephesini arkadan çevirecekti. 2- 10 Kolordu ise 24 Aralık’ta Bardız bölgesinde olup, 9 Kolordu ile birleşip Rusları çevirecekti. Maalesef gerçekleşen ise çok farklıydı: 1- 10 Kolordu Hafız Hakkı Paşa komutasında Bardıza gitmesi gerekirken, Rus birliklerinin peşine takılıp Koşur istikametine yöneldi (30 ve 31 Tümenler). Yalnız 32 Tümen Bardız’a ilerledi. 25 Aralık’ da ve Sarıkamış’ın batısında Rus Ordusu’nun arkasına düşmesi gereken 10 Kolordu, tamamen Haffız Hakkı’nın "zafer kazanma ihtirası ile yolu 75km uzattığı yetmezmiş gibi, Allahuekber dağlarını geçmeye mecbur kalmış ve fırtına ve tipiye yakalanıp çok büyük zayiat vermiştir ve zamanında Sarıkamış’ a intikal etmemiştir. 2- 9 Kolordu ise 3. Ordu ile 24 Aralık’ da Bardızda birleşir. 

"RUSLAR O ZAMAN AYNI ŞEYİ DÜŞÜNÜYORDU"

Cephe arkasındaki Rus birliklerine taarruz etmek için Kötek yönüne gitmesi ve Rus ihtiyat kuvvetlerine taarruz edip Sarıkamış’a iltihak etmesi gerekiyordu. Maalesef yine evdeki hesap çarşıya uymamıştır. Bu sapmanın başlıca sebebi Hafız Hakkı ( 10 Kolordu ) Paşa’nın 25 Aralık tarihinde Sarıkamış’ da olacağı varsayımı ile Enver Paşa’nın, 10 Kolordu yalnız kalmasın diye yönünü Kötek’ten, Sarıkamış’a çevirmesi olmuştur. Netice olarak 10 Kolordu yüzde 80 zayiatla bitkin bir şekilde ancak 29 Aralık’ da Sarıkamış’a gelebilmiştir. Bütün bu hataların ve Enver Paşa’nın emrine uymamanın neticesi olarak: 9 Kolordu’nun kuzeybatıdan, 10 Kolordu’nun kuzeydoğudan taarruzetmesi gereken (25/26 Aralık geceleri ) Sarıkamış, bu taarruz gerçekleşmeyince Rus takviye kuvvetleri tarafından güçlendirilmiş ve maalesef savunma yapmak da bile zorlanacak olan Ruslar demiryolu ile nakliye avantajıyla 31 Aralık’ da taarruz edecek duruma gelmiştir. Netice: Sarıkamış Harekatı son derece iyi hazırlanmış bir plandı. Kış aylarında yapılması hatadır masalına gelince baskın niteliği taşıyan her askeri harekatın düşmanın beklemediği yerde ve zaman’da olması zaruridir. Bizim akıl hocaları bugün ne kadar böyle bir mevsimde harekat yapılmazdı diyorsa, emin olun Ruslar’ a o zaman aynı şeyi düşünüyordu. Alternatif olarak Ruslara herhalde "yahu şu kara kış da harp etmeyelim, bahar gelsin, çiçekler açsın, bir mangal ziyafeti yapıp, bir güzel savaşalım" diye bir alternatif düşünmek ancak Charlie Chaplin filmlerinde olabilirdi." 

RUS GENERALİN İTİRAFI 

Mayatepek, "Rus General Maslovski, (Türkler 23 bin şehit vermiştir diyen) Türk Ordusu, Enver Paşa’nın emirleri doğrultusunda hareket etseydi Sarıkamış düşerdi diye itiraf etmiştir. Hatta General Michaelevski harekatın bir kuşatma planı olduğunu anlayınca geri çekilme emri vermiştir. Şayet başarılı olunsaydı Kafkaslara kadar önümüz açılıyordu. Azerbaycan ile birleştiğin andan itibaren ikmal derdi kalmıyor ve tabii’ ki petrol kaynaklarına sahip oluyorsun. Genel değerlendirmeyi Sayın Nevzat Kösoğlu ( Şehit Enver Paşa ) çok güzel yapmıştır: "Komutanlar Enver Paşa’ya ayak uyduramadılar. Plana uymayan bu komutanlarda Enver Paşa hakkında olumsuz propagandayı yapan komutanlardır. Sarıkamış bir vatan müdafaasıdır. Şehit sayısı ile siyaset yapmak alçaklıktır. Çanakkale’de 250 bin şehit verdik. 

"RAKAMLAR İSE TAM BİR PALAVRA"

Hiç kimse hesap soruyor mu? Yok." Herhalde bir savaş kazanılınca ’şehit’ kaybedilince " ölü o olunuyor diye bitiriyor Nevzat bey. Rakamlar ise tam bir palavra. En şiddetli dönemde 3. Ordu’nun toplamı 118,000 kişi iken ve bunun ancak 75 bin kişisi muharip sınıfında olan bir ordu nasıl olurda 90,000 şehit verir. Şerif bey’in kendi beceriksizliğini ört bas etmek için ortaya attığı " 90 bin askerimiz Allahuekber dağlarında donarak öldü" bir karalama kampanyasından başka bir şey değildir. Ciddi kaynaklar ve Genel Kurmay arşivleri hastalıktan ve savaştan ölenler dahil kayıp sayısını 35 bin civarında olarak veriyor. Kazım Karabekir 1921 yılında Enver Paşa’nın yurda dönmesini engellemek için basın yoluyla bir kampanya başlamasını istemiştir.

"KAZIM KARABEKİR İTİRAF ETMİŞTİR"

Savaştan sonra bu iftirayı ortaya atanların amacı Enver Paşa’yı küçük düşürüp halk nezdin deki itibarını ve etkisini yok etmektir. Mustafa Kemal Paşa’da günün siyasi-askeri hususları nedeniyle bir telgrafla Kazım Karabekir’e olumlu cevap vermiştir. Dolayısı ile düzmece haberler ve yorumlar uçmaya başlamış ve Enver Paşa’nın Bolşevik, dinsiz ( Kuranı yanından hiç ayırmayan ve her bulduğu fırsatta namaz kılan bir komutan ) kadınlara olan zaafı yazılmıştır. Belki’ de zaman şartları için de gerekliydi. Kazım Karabekir itiraf etmiştir’ ki Enver Paşa dönerse olumsuz sonuçlar, iç çatışma gibi riskler olabilirdi. Aynı Kazım Karabekir’i Balkan Harbi sırasında "ordudan atılıp, memleketten ihracı" divanı harp tarafından verilen kararı Enver Paşa’nın yırtıp atması sayesinde hem kariyerinin, hem’ de hayatının devam ettiğini itiraf etmiş, Enver Paşa’ya karşı büyük bir sevgi ve hürmetini muhafaza ettiğini belirtmiş ve bütün bunları Paşa’nın geri gelmesi ile " Milli Mücadelenin akamete uğrama ihtimalini engellemek için yaptığını mertçe tiraf etmiştir. Mareşal Fevzi Çakmak Sarıkamış planının doğru ve zamanlı olduğunu açıkça ifade etmiştir. İsmet Paşa (İnönü) ’Enver Paşa, cemiyetimizin kusur saydığı şeylerden aklın almayacağı kadar uzak yaşamış bir insandı’ demiştir" diye konuştu.

"RUS ORDUSU SARIKAMIŞ SAYESİNDE DURDURULDU" 

Mayatepek sözlerini şöyle tamamladı; "Aradan 100 yıla yakın zaman geçti, temcit pilavı gibi ısıtıp hala aynı tepsi içinde sunuyorlar. Ve bunun adı tarih oluyor! Tabii’ ki bazı kimseler ’Enver Paşa’nın torunu objektif olamaz ve Paşa’yı korumak içgüdüsü ile subjektif bir analiz yapıyor’ diyecektir. Önerim, ciddi olan kaynaklardan araştırmak ve okumaktır. Hakikat eninde sonunda kaçınılmazdır. Bir kesin hakikat ise Rus Ordusu Sarıkamış sayesinde durdurulmuş, ciddi bir zayiat vermiş ve 1916 senesinin sonlarına kadar bölgede bir daha hareket edememiştir. Bazılarına göre Sarıkamış’ da herkes donarak öldüğüne göre, Rus zayiatları ve 1,5 sene boyunca doğuda kıpırdayamıyacak duruma gelmelerinin tek sebebi, safsataci tarihçilerimize göre, muhtemelen. "Türklere ayıp olmasın diye toplu intiharlara karar verip 25 bin kadar Rus askerinin bunu gerçekleştirmesidir. Daha ne diyebiliriz."
Devamını Oku

29 Temmuz 2017 Cumartesi

SIBIRYA VE ALASKA'DA BUZULLAR ERIYOR; INSANLIĞIN HIÇ TANIMADIĞI VIRÜS TÜRLERI ORTAYA ÇIKABILIR!

 
Bilim dünyası bugünlerde küresel iklim değişikliğinin daha önce hesaplanmayan, insanlığı kısa sürede yok edebilecek bir riskini tartışıyor. Çünkü küresel ısınmanın etkisiyle Sibirya ve Alaska’da on binlerce yıldır buz altında kalan topraklar açığa çıkmaya başladı. Bu topraklarda ‘kış uykusunda’ bulunan ve insanlığın hiç tanımadığı virüsler sağlığımızı tehdit ediyor. Hürriyet gazetesi'nden Umut Duygu'nun haberine göre Amerikan Ulusal Uzay ve Havacılık Dairesi NASA, Alaska’da 32 bin yıl önce donan bir bakteriyi hayata döndürdü. Geçen ağustosta Sibirya’da 12 yaşında bir çocuk eşi görülmemiş bir şarbon hastalığı yüzünden hayatını kaybedince ‘teorik tehdit’ ete kemiğe büründü. Bu konuyu çözmeye çalışanlar arasında Türk bilim insanları da var. Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsünden Prof. Berat Haznedaroğlu bu alanda çalışan isimlerden biri. Haznedaroğlu, “Ortaya bir bakteri ya da virüs çıkabilir ancak bunun insanları ya da hayvanları ne kadar etkileyeceğine cevap vermek çok zor” diyor. Nasıl ilaç bulunacak? Almanya’daki Max Planck Deniz Mikrobiyolojisi Enstitüsü’nde çalışan araştırmacı Burak Avcı da virüslerin kış uykusundan uyanabileceği uyarısında bulunuyor: “Buzulların alt tabakalarında meydana gelen erime uzun süredir ‘kış uykusunda’ bekleyen mikroorganizmaların yeniden aktif hale gelmesine neden olabileceği için halk sağlığını tehdit edecek sonuçlar doğurabilir. ‘Kış uykusu’ diyebileceğimiz bu durum, mikroorganizmaların çok uzun süre, varlığını sürdürmesine olanak sağlıyor.”


Yeni antibiyotiklere itiyaç var

Avcı, başka bir riski daha vurguluyor:
“Dünya Sağlık Örgütü, şubat ayında yaptığı açıklamada, bazı bakterilerin antibiyotiklere dirençli hale geldiğini ve acilen yeni antibiyotiklere ihtiyaç olduğunu vurguladı. Halihazırda insan sağlığını tehdit eden bakterilere karşı koyabilecek antibiyotiğimiz yokken, küresel iklim değişikliğiyle tekrar canlanabilecek ‘eski’ bakterilerle nasıl başa çıkacağımız tam bir muamma.”

"İnsanlık hazır değil"

Prof. Berat Haznedaroğlu’na göre asıl risk günümüz insanının bu hastalıklara hazır olup olmadığı:
“Erken zamanlarda ortaya çıkan ve insanları enfekte eden bir virüs günümüze kadar bir evrim sürecinden geçiyor. Bu süre zarfında insan da bir evrim sürecinden geçiyor. Eski insan bu bakterilerle etkileşim sonucu bir bağışıklık kazanmış olabilir fakat şu anda biz kendi evrim sürecimizden sonra bu hastalıklara maruz kalmadığımız için bu bağışıklığı kaybetmiş olabiliriz. Bu bakteri ve virüsler ortaya çıkarsa modern insana hakikaten zarar verme ihtimalleri var.” 


Peki böyle bir salgın durumunda Türkiye ne kadar güvende olur?

Haznedaroğlu, salgınların günümüzde çok daha hızlı yayılabileceğini söylüyor:
“Türkiye’de yılın her mevsimi donmuş halde bulunan toprak yok. Fakat bu risk yok demek değil. Hatırlayın, kısa bir süre önce kuş gribi, domuz gribi gibi vakalar ansızın ortaya çıktı. İnsanların hızla hareket ediyor olması riski Türkiye dahil herkes için geçerli kılıyor. Yani o bölgeden birinin turist olarak ülkemize gelmesi tüm hesapları değiştirebilir. Yine de bu riski ölçmek zor.” Haznedaroğlu, bu riskle mücadele için Paris İklim Antlaşması gibi yaptırımların önemini vurguluyor.

Devamını Oku

27 Temmuz 2017 Perşembe

Dolandırıcılığına Edilen Şirket Bu Sefer BİM Oldu!

Son dönemde virüs gibi yayılan SMS ile dolandırıcılığına alet edilen şirketlerden biri de Türkiye’nin en büyük market zincirlerinden olan BİM oldu.
Dolandırıcılar, EFM adlı SMS servisinden kullanıcılara "BİM'den 300 TL değerinde hediye çeki kazandınız, 24 saat içinde müşteri hizmetlerini arayınız,0888298****" şeklinde bir mesaj gönderiyorlar. Numarayı aradığınızda ise telefon faturanızdan belirli bir miktar parayı kendi hesaplarına aktarmış oluyorlar. 
bim
Dolandırıcılar, büyük markaların isimlerini ve SMS formatlarını kullanarak bilgilerinizi çalmaya çalışırlarken onlar da değişime ayak uydurup bilinen numaraları bırakarak yerine yenilerini bulmaya çalışıyorlar. ‘Cep telefonu kazandınız’, ‘Adınıza tanımlanmış hediyeyi almak için …’ şeklinde gelen ve bilgilerinizi isteyen (elbette ilk sırada kredi kartı bilgileriniz bulunuyor) SMS’leri gördüğünüzde bunlara kesinlikle itibar etmemeniz gerekiyor. 
bim
Emniyet Genel Müdürlüğü de SMS dolandırıcılığına karşı sık sık yukarıdaki gibi kısa mesajlarla bilgilendirmede bulunuyor. Canınızın sıkılmaması adına bu uyarıları mutlaka dikkate almanızı öneriyorum.

Devamını Oku

Sitede Kaç Kişi Var PHP

php
php


İlk olarak sql içe aktar

Kod:
CREATE TABLE `online` (
  `id` bigint(20) NOT NULL AUTO_INCREMENT,
  `timestamp` int(15) NOT NULL DEFAULT '0',
  `ip` varchar(40) COLLATE latin1_general_ci NOT NULL DEFAULT '',
  `file` varchar(100) COLLATE latin1_general_ci NOT NULL DEFAULT '',
  PRIMARY KEY (`id`),
  KEY `ip` (`ip`),
  KEY `file` (`file`),
  KEY `timestamp` (`timestamp`)
) ENGINE=MyISAM  DEFAULT CHARSET=latin1 COLLATE=latin1_general_ci AUTO_INCREMENT=3 ;
Ardından baglanti.php adında bir config dosyası oluştur içerisine MySQL bilgilerini yaz kaydet.

<? $db_host = "localhost"; $db_user = ""; $db_pass = ""; $db_name = "";
$connect = @mysql_connect($db_host,$db_user,$db_pass);
$db = mysql_select_db($db_name,$connect); if (!$connect) { echo ("noconnection"); exit(); } ?>

online.php adında bir php dosyası oluştur ve içerisine şunları yaz

<?php include('baglanti.php');
//Fetch Time $timestamp = time(); $timeout = $timestamp - 180;
//Insert User $insert = mysql_query("INSERT INTO online (timestamp, ip, file) VALUES('$timestamp','".$_SERVER['REMOTE_ADDR']."','".$_SERVER[PHP_SELF].'?'.$_SERVER[QUERY_STRING]."')") or die("Error in who's online insert query!"); //Delete Users $delete = mysql_query("DELETE FROM online WHERE timestamp<$timeout") or die("Error in who's online delete query!"); //Fetch Users Online $result = mysql_query("SELECT DISTINCT ip FROM online") or die("Error in who's online result query!"); $users = mysql_num_rows($result);
//Show Who's Online if($users == 1) { print("Online $users\n"); } else { print("Online $users\n"); } ?>

Son olarak hepsini ftp ana dizine at ve bu kodu online userlerin gösterileceği yere yaz (Genel olarak sitenin Footer bölümüne yazılır.)

<span>Online Uye Sayimiz: <b><?php include('online.php');?></b></span>
Devamını Oku

.XYZ DOMAIN NEDIR ?

image
Piyasaya çıkmasıyla çok Sayıda kayıt edilen .xyz uzantılı domain hakkında bilgi vereceğiz. öncelikle .xyz uzantılı domain hakkındaki en büyük yanılgı; bu domainin +18 siteler için kullanıldığıdır. Bu Söylem tamamen yanlıştır, bu söylemin çıkış noktası bazı forum sitelerinde *ex kelimesi için xyz kullanılmasıdır.
Geçtiğimiz Günler’de Google tüm faaliyetlerini Alphabet (Alfabe) adı verilen çatı şirket altında topladı ve bu şirket için abc.xyz alan adını kullandı.
Google gibi bir şirketin bu uzantıyı kullanması uzantının prestijini artırmasının yanında umarım .xyz uzantısının .xxx ile aynı manaya geldiği düşüncesinide kafalardan siler.
image
image
Google Alphabet nedir? Yeni alan adı neden abc.xyz?
İnternet devi Google, tarihinin en büyük yapılanmasına giderek, tüm faaliyetlerini Alphabet (Alfabe) adı verilen çatı şirket altında topladı. Ancak Alphabet’in alan adı, neden alphabet.com değil de abc.xyz ? Bunun cevabını 2 şekilde vermek mümkün.
Birincisi, www.alphabet.com alan adı Alman otomotiv devi BMW’ye ait. 1995 yılında alan adı alınan bu site, BMW’nin 1997 yılında kurduğu finansal hizmetler şirketi Alphabet International GmbH’nin internetteki yüzü
Google’ın bu alan adını almak için BMW ile görüşüp görüşmediği bilinmez ama sitenin özellikle bugün internet trafik rekoru da kırdığı kesin!
Google’ın yeni adresini merak eden internet kullanıcılarının, ilk girmeye çalıştığı internet adresi olan alphabet.com’un açılmamasından sunucu kapasitesini bugün çoktan aştığı anlaşılıyor.
Google’ın alphabet.com yerine abc.xyz adını seçmesinin ikinci nedeni ise Google’ın yeni yapılanmayla odaklanmak istediği yeni stratejide gizli. abc.xyz alan adı da 20 Mart 2014 tarihinde tescil edilmiş. Diğer bir değişle Google bu isme yakaşık 1 yıl önce karar vermiş.
6 harflik alan adı, 26 teknolojiyi kapsıyor
image
Google’ın Alphabet’i duyurduğu 10 Ağustos 2015’te güncellemeye gidilen sitenin alan adının kaydının bitiş tarihi 20 Mart 2025’e kadar uzatılmış. Google’ın bu alan adını seçmesindeki en belirleyici faktör ise abc.xyz’nin adından da anlaşılacağı gibi A’dan Z’ye Google’ın tüm teknoloji ve ürünlerini kapsaması.
İngilizce’deki 26 harfle sembolize edilen bu teknolojiler arasında bulunan Android’ten Boston Dynamics’e, Calico’dan (Google) Earth’e, (Google) Fiber’den (Google) Glass’a, Hangouts’tan Nest’e, Project Loon’dan Vehicles‘a (Autonomous Vehicle, Sürücüsüz Araç), YouTube’dan Gmail’e ve Chrome‘a kadar onlarca Google ürün ve hizmeti Alphabet çatısı altına kendine uygun bir harfle girmiş oldu.
Üst seviye alan adı olan (TLD) “.xyz”nin geçen yıldan bu yana kullanıcılara açık olduğunu ve 2014 yılında 750 bine yakın .xyz uzantılı alan adı alındığını da belirtelim.
Devamını Oku